h1

Martı’nın Hikayesi

Şubat 16, 2009

martiGöğün çok yakınında, Kaf Dağı’nın tepesinde ağaç parçacıklarından bir ev. Evin üstüne tünemiş bir anaç. Anaç doğurdu doğuracak. Anaç korkuyor, anaç cesur. Rüzgar esiyor yıkarcasına yuvayı. Rüzgar esiyor bir felaket habercisi mi? Yoksa bir güzelliğe karşılama seramonisi? Anaç peydah ediyor yavru bir martıyı. Yağmur yağıyor, fırtına son sürat. Yazının devamını oku »

Reklamlar
h1

Kışne Gulne Haten

Ekim 22, 2008

Uzun ve fırtınalı bir yol benim çizdiğim. Başımda deli gibi esen rüzgar. İmgesel kuşlar ellerime tüneyen. Bir çılgınlık, bir hayal. Gözün gözü görmesine engel bir karanlık. İleri, gözlerinin içine, derinine ruhunun bir bıçak gibi işlemek. Yazının devamını oku »

h1

Bir İşçi Çocuğunun Ağzından

Eylül 6, 2008

Yorgunum. Kalbim yitirdi gücünü. Çok şey mi istiyorum? İnsanca yaşamak? Ve düşünmemek ya yarın diyerek kara kara? Neden bu kadar az emeğin bedeli? Para lafından nefret ettim hep. Para? para? Para? Sorunun eş anlamlısı sandıydım çocukken. Bu kadar mı emeğin karşılığı? Benim anam, işçidir enikonu. Emrine kendisi gibi insanlar verilmiş, emir eri.  Unuttum yüzünde mutluluğu görmeyeli nicedir. Benim anam, bazen nefret ettiğim ve sevmeye doyamadığım, bin emeğe bir alır çokluk. Cep ikramiyesi: sinir krizleri. Ben bildim bileli paradan büyük Yazının devamını oku »

h1

Yarınlar

Eylül 1, 2008

Bir güneş gibi doğdu cepheden. İleri yüzlerimizin ışığıyla parlayan. Yarınlar var, göremeyeceğiz belki biz ama çocuklar görecek. Yarınlar var, göremeyeceğiz belki biz güzel kelimeler söylenmekte hakkında. Yarınlar var, göremeyecek belki benim oğlan o yarını, belki onun oğlu görecek Yazının devamını oku »

h1

İlhan Berk : Sert İmparator

Ağustos 29, 2008

Ailelerin bizlere verdiği isimler kaçımızın dikkatini çekmiştir. Sadık, Attila, Gökhan, Sağlim veyahut İLHAN. Babası imparatorum (ilhanım) derken ne hissederdi acaba kendisine. Belki bir devlet adamı yahut gücüyle yeri göğü inleten biri olması Yazının devamını oku »

h1

Nerdesiniz!

Ağustos 29, 2008

Bu yazının 1 Eylül’den kaç gün önce ya da sonra yazıldığını bilmiyorum. Zaman kavramım sıfır ve ben hala 2 Eylül 1945teyim, Japonya’yla beraber teslim olmuş durumda. Savaş bitmiş, ben bitmişim, dünya bitmiş, para uğruna dökülen kanlar bitmiş. Bir ülke bir vazo gibi Yazının devamını oku »

h1

Bir Kızıl Yıldız : Mehmet Bozışık

Ağustos 27, 2008

Kavgaya girmek kolaydır. Yanlışları görürsün çünkü üstüne yürümektedir yanlışlar seni boğmaktadır. Kavgadan düşmemektir zor olan. İnançla kavganı ve kendini yeniden yaratmak. Güçten düşebilirsin elbet, Saldırırlar sana hayın kurtlar gibi. Yıpratırlar bedenini işkencelerde. Yahut kandırmaya çalışır birileri seni. Sen haklıdan sen işçiden yana olduğun için sen karşısında olduğun için vatanları ceplerindeki çek defterleri olanların sen amansız düşmanları.

Yazının devamını oku »