Göğün çok yakınında, Kaf Dağı’nın tepesinde ağaç parçacıklarından bir ev. Evin üstüne tünemiş bir anaç. Anaç doğurdu doğuracak. Anaç korkuyor, anaç cesur. Rüzgar esiyor yıkarcasına yuvayı. Rüzgar esiyor bir felaket habercisi mi? Yoksa bir güzelliğe karşılama seramonisi? Anaç peydah ediyor yavru bir martıyı. Yağmur yağıyor, fırtına son sürat. Read the rest of this entry ?


