
Yarınlar
Eylül 1, 2008
Bir güneş gibi doğdu cepheden. İleri yüzlerimizin ışığıyla parlayan. Yarınlar var, göremeyeceğiz belki biz ama çocuklar görecek. Yarınlar var, göremeyeceğiz belki biz güzel kelimeler söylenmekte hakkında. Yarınlar var, göremeyecek belki benim oğlan o yarını, belki onun oğlu görecek ve elinde tuttuğu bayrakla kükreyecek. Bir güneş gibi doğdu cepheden o.
İşçi Yetiş bilmez yarınlar ne getirir, hayal edemez. Çocuğu yaşıtları gibi olmak istemiş dün ağlayan gözlerle. Eski bir bilgisayara sevinmiş. İşçi Yetiş’in çocuğu bilmez yarınlar ne getirir, hayal edemez mi? Eder elbet. Babası gibi işçi olmamayı diler çokluk yahut bir piyango çıksa der kurtulsak sefaletten. İşçi Yetiş’in çocuğu bilmez sefalet içinde olduğunu yahut bilir de cin gibi o iki cam parçası arkasına saklayıverir gerçeği. Fakat işçi Yetiş’in çocuğu bilmez neden öyle olduğunu. Patrondan korkar, babası gibi. Askerden korkar, babası gibi. Öğretmenden korkacaktır ilerde, babasıda korkmuştur. İşçinin çocuğu bilmez neden korktuğunu yalnızca korkar.
Şöför İhsan taksiye çıkar geceleri, uykusuz. Sabahları ona öğretmenim diyen sıralara nispet yaparcasına yollar şöför diye çağırır. Şöför İhsan korkar karanlıktan, ya birisi, ya tenha bir yolda? Şöför İhsan korkar müdür denen ggg-r-aaavvaattaaan. Şöför İhsan sanar çokluk kimsesiz olduğunu. Kızı ve şerefi için yaşar. Korkar başlara başını göstermekten. Bazı günler meydanlardadır arkadaşları, Şöför İhsan korkarak bekler sınıfında. Şöför İhsan’ın kızı hukuk fakültesinde, korkar birşeyler gören kızının gözlerinden.
Pamuk toplar Nazlı. Adana’da hangi bahçe ırgat ararsa orda. Eline geçen bir kuru somun ve beş kuru para. Nazlı pamuk toplar Adana bahçelerinde başında bir çizmeliyle. Korkar Nazlı tükürmeye çizmeye. Korkar Nazlı yürümeye çizmenin üstüne. Çizmenin sahibi Hasan, korkarmış zamanında, pamuk toplarken Adana bahçelerinde. Bir gün ispiyon etmiş arkadaşlarını. Çizme olmuş ansızın. Hasan hala korkar toprak sahıbından. Ama Hasan kanını toplar Nazlıların. Korkar Nazlı Hasan’dan, çizmeden, babasından.
İbraham yani Nazlı’nın babası tarlası varmış zamanında birkaç dönümcük. Korkar İbraham tarlalarını elinden alandan. Şimdi pamuk toplar, Nazlıların başında durur. Korkar çizmeden. Bazı yiğitlenesi tutar durdururlar korkanlar.
Bir güneş gibi doğdu cepheden. İleri yüzlerimizin ışığıyla parlayan. Yarınlar var Yetiş, İhsan, Nazlı, İbraham bilmemekte. Yarınlar var belki biz göremeyeceğiz de Nazlı’nın ufaklık görecek. Yarınlar korkanların atmasıyla korkusunu omuzlarında yükselecek.

